Messeantonio Sokağı


İtalya`da bulunun ünlü papazlık okulu `Papao di Passo`nun bulunduğu sokak. Eski adı ‘Papazlar Sokağı’. Geofeacia Papaoce’de gölcüklerin üzerinde küçük sandallar, sokağın hemen hemen her yerinde sandelyeye oturup yaptığı resimleri açık arttırmayla satarken başına toplanmış insanlar, eski kiliseler, birbirinin ardına sıralanmış pasajlar ve İtalyan lokantaları yörenin turistik unsurlarıdır.


Sigmar Polke


Sigmar Polke (d. 13 Şubat 1941, Oels), uluslar arası üne sahip Alman ressam ve fotografçıdır. Çalışmaları postmodern realizmin içinde görülmektedir. 1982′de Will Grohman Ödülü’nü ve 1986′da, 42. Venedik Bienali’nde resamlar için önemli olan Goldener Löwe Ödülünü aldı. Polke, Köln’de yaşamını ve çalışmalarını sürdürüyor.


Hasip Aksöyök


Hasip Aksöyek TBMM 1. Dönem’de aktif bir Maraş milletvekilliği yapmış Türk siyasetçidir.

1882 yılında Maraş’ta doğmuştur. Maraş’ın öndegelen ailelerinden Emirmahmutoğlu ailesindedir. Eğitimini Maraş’ta tamamlamıştır. Hukukçudur. Maraş’ta, Zeytun’da (Süleymanlı), Elbistan’da ve Antep’te, adliye görevleri yapmış, Büyük Millet Meclisine Maraş temsilcisi olarak katılmadan önce Maraş sorgu hakimliğinde bulunmuştur.

Mecliste, İktisat, Orman, Madenler, İçtüzük, Adalet ve Bayındırlık ve Bütçe Komisyonlarında ve Memurin Muhakematı Tetkik Kurulunda görev yapmıştır. Dördüncü toplantı yılında üçüncü şubenin kâtipliğini yapmıştır. Mecliste yer alan Müdafaa-i Hukuk Grubunun karşısında bulunan ikinci grupta yer almıştır. Mecliste 44 konuşma, 3 soru ve 2 kanun önergesi vermiştir.

Mecliste dikkat çeken birçok konuşmalara imzasını atan Hasip Beyin ilginç konuşmalarından biri 1922 yılında olmuştur. Dahiliye Vekili Ali Fethi Okyar’ın makam odasına 17,5 liraya bir kalem takımı, o günkü deyimle, hokka takımı alması üzerine, Hasip Bey, bunu şiddetle eleştirmiş ve neticede, Dahiliye Vekili Fethi Bey bu parayı kendi cebinden ödemeyi teklif etmiştir. Dönemin Maliye Bakanının araya girmesiyle mesele kapatılabilmiştir.

TBMM 2. Dönemde Maraş milletvekilliğine adaylığını koymamıştır ve 1930 yılında vefat etmiştir.

Hasip Beyin ekonomik konulardaki ilginç bir çıkışı asgari ücretin yaz ve kış ayları için farklı şekilde tespit edilmesini istemiş olmasıdır. Dahili konularda, sosyal yardım konularında, hukukî konularda, askerî konularda ve kanunlarla ilgili görüşlerini dile getirmiştir.


Beyoğlu Atatürk Anadolu Lisesi


Atatürk Erkek Lisesi, İstanbul’un Beyoğlu semtindeki eski liselerinden biridir.

1980′lerin başından itibaren kız öğrenci alınmasına rağmen okulun ismi uzun bir sure ayni kaldı. Eskiden hapishane olduğu söylenir, fakat tarihi belli değildir.

Atatürk Erkek Lisesi, Beyoğlu’nun ilginç okullarından birisidir. Çevresinde azınlık okulları vardır. Taksim Meydanı’na çok yakındır.

Şimdiki ismi İstanbul Atatürk Anadolu lisesi ‘dir.


Mustafa Oğuz


Mustafa Oğuz (d. 1969, Limonlu, Erdemli), Türk şair ve yazar.

9 Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı mezunu. Fakülte yıllarında arkadaşlarıyla birlikte Kırkikindi Dergisini çıkardı. İlkyazı ve şiirleri bu dergide yayınlandı. Yurtiçinde ve dışında eğitimci olarak görev yaptı. 2002’de Gonca dergisi yayın ekibine katıldı ve editör olarak görev yaptı. Yitik Düşler dergisi ekibinde yer aldı. Yazı ve şiirleri, Zaman Gazetesi ile Kitap Zamanı, Hece, Yedi iklim, Dergâh, Kayıtlar, Kırkikindi, İkindiyazıları, Kardelen, Lamure, Ardıç, Ayvakti, Dergibi, Martı, Bir Nokta, Kitap Postası, Yağmur, Sühan, Gonca, Ailem ve Yitik Düşler dergilerinde yayınlandı.


Orta Doğu (gazete)


Orta Doğu (gazete), 2 Ocak 1970 tarihinde Kayseri il merkezinde yayınlanmaya başlayan günlük siyasi gazetedir. O tarihte kurşun hurufat (kurşundan dökülmüş harfler) kumpas denilen yardımcı alet kullanılarak el dizgisi ile diziliyor ve 70×100 ebatlı Johannesberg marka baskı makinesinde, tipo tekniği ile basılıyordu. Gazetenin başlığı bayrak kırmızısı, metin ve resimler ise siyah renkte idi. Resimler, çinkoya asitle indirilmiş olarak aliminyum veya ahşap klişe altlıklarına yapıştırılıp, sayfa düzeninde yer almaktaydı.

57×82 ebat kağıdın katlanması suretiyle, 4 sayfa olarak yayınlanan gazetenin, ortaklık adına sahibi Nurullah Özimamoğlu idi. Başyazılarını ise gazetenin aynı zamanda Yazı İşleri Müdürü olan Hasan Sami Bolak yazıyordu. Orta Doğu, bu format ve baskı tekniği ile 1973 yılı sonuna kadar yayınına devam etti. Bu tarihten sonra, master kalıba IBM ile dizilip offset sistemi ile basılmaya başlandı ve adını da Millet (gazete) olarak değiştirdi.. Sahip ve Yazı İşleri Müdürlüğünü ise Hasan Sami Bolak üstlendi. 1996 yılına kadar aynı dizgi-baskı tekniği ve aynı kişinin sahip ve Yazı İşleri Müdürlüğü ile 1996 yılına kadar yayınını sürdüren gazete, bu tarihten sonra Roland tabaka ofsetle basılmaya başlandı ve daha sonra Bolak Medya Gurubu tarafından kurulan Web Ofset baskı sistemi ile basılmaya devam etti. Siyasi içerikli gazete, son sayfasında sporla ilgili yazı ve resimlere de yer vermekteydi.


Savaş uçağı


Savaş uçağı, savaşlarda kara ve su üstündeki hedefleri bombalamak, diğer uçakları tahrip etmek gibi askeri amaçlarda kullanılan uçaklardır.

Görevlerine göre Havadan Yere Füze (AGM), Havadan Havaya Füze (AAM) ve top taşıyan ayrıca hedeflerin tespiti, gözlenmesi için çeşitli radar, pod lar taşırlar. Avcı uçakları kendi aralarında sınıflara ayrılırlar hava üstünlük uçagı (genelde tek kişilik, hızlı, yüksek irtifalı uçaklar Mig 25, Su 27, F-14A, F-15C), hucum uçağı (15-25 ton arası tek motorlu ateş gücü yüksek uçaklardır F-16C, Mırage 2000, Mig 29, F-18C, Mig 23, F-15C), hucum destek uçağı (çok ağır silah donanımları vardır genelde düşman kara gücünü baskı altında tutarlar Mig 27, Su-25, Jaguar, AV 8B Harrier, A-10) gibi ve Bombardıman uçağı şeklinde tipleri vardır.


Ihlara, Güzelyurt


Özellikler

Aksaray’a 40 km uzaklıktadır.
Ihlara Vadisi, Hasandağı’volkanından püskürtülen lavların akarsu aşındırması sonucunda oluşan kanyon şekilli bir vadidir. Melendiz çayı, milyonlarca yıllık bir sürecin sonunda, 14 kilometre uzunluğunda ve yüksekliği yer yer 110 metreye ulaşan kanyon görünümlü bu vadiyi meydana getirmiştir. Bu çatlaklardan yol bulan kanyonun bugünkü halini almasını sağlayan Melendiz çayına ilk çağlarda Kapadokya ırmağı anlamına gelen “Potamus Kapadukus” denilmekteydi.

14 km uzunluğunda ki vadi Ihlara’dan başlar, Selime’de son bulur. Vadinin yüksekliği yer yer 100 -150 m dir. Vadi boyunca kayalara oyulmuş sayısız barınaklar, mezarlar ve kiliseler bulunmaktadır. Ihlara vadisi’nde kiliselerdeki süslemeler VI.yüzyılda başlayarak XIII. yüzyılın sonuna kadar devam etmiştir.

Bazı barınaklar ve kiliseler yeraltı şehirlerinde olduğu gibi birbirine tünellerle bağlantılıdır.

Kiliseler

Vadi boyunca yer alan kiliseler iki gruba ayrılabilir:
Ihlara’ya yakın olan kiliselerin duvar resimleri Kapadokya sanatından uzak, doğu etkisi taşırlar.

Belisırma yakınında yer alanlar, Bizans tipi duvar resimleri ile süslüdür.

Ihlara Bölgesi’nde Bizans Dönemi’ne ait bilinen kitabelerin sayısı oldukça azdır.

Belisırma köyüne 500 m. uzaklıktaki Aziz George (Kırkdamaltı) Kilisesinde Selçuklu Sultanı II. Mesud (1282 -1305) ve Bizans imparatoru II.Andronikos’un adlarını içeren XIII. yüzyıla ait fresk üzerine yazılmış bir kitabe bulunmaktadır.

Bu kitabe bölgeyi ellerinde bulunduran Selçukluların hoşgörülü yönetiminin varlığını kanıtlamaktadır.

Kiliselerden sadece ikisinin tarihi tespit edilmiştir.

  • Direkli Kilise (976-1025)
  • Saint Georges (1283-1295) yıllarına aittir.

X. yy. ortasında Bizans Toroslar ve Klikya bölgelerini geri almasıyla Ihlara bölgesinde yeni Kiliseler yapımıştır.

  • Bahaeddin Samanlığı Kilisesi
  • Sümbüllü Kilise
  • Direkli Kilise

XI. yy. başlarındaki Bizans sanatına örnek teşkil edenler:

Kilise

  • Çanlı Kilise (Akhisar)
  • Karagedik Kilisesi
  • Eski kiliseler sonradan bazı Bizans tipi resimler de ilave edilmiştir.

    Bu davranış, XI. yy. da Selçuk Türklerinin bölgeye gelmesiyle son bulur.

    Fakat bölgedeki dini hayat devam eder. Bölgenen kilise hayatı 1924’deki nüfus mübadelesiyle son bulur.

    Dini Yaşam

    Ihlara vadisi jeomorfolojik özelliklerinden dolayı keşiş ve rahipler için uygun bir inziva ve ibadet yeri olmuştur.

    Aksaray, Hristiyanlığın daha ilk yıllarında önemli bir din merkezi olmuştur.

    Kayseri’li Basilus ve Nazianzos’lu Gregorius gibi mezhep kurucuları 4. yy. da burada yetişmişlerdir.

    Mısır ve Suriye sisteminden ayrı bir manastır hayatının kurallarını bunlar tespit etmişlerdir.

    Böylece Yunan ve Slav sistemi doğmuştur.

    Mısır ve Suriyeli rahiplerin dünya ile olan ilişkilerini kesmelerine rağmen Basilus ve Gregorius’un rahipleri dünya ile olan ilişkilerini kesmiyorlardı. Bu yeni anlayışın yeri Belisırma idi.

    Gregorius, teslis inancına yeni bir izah getirerek İsa’nın tanrılığı tartışmasında İznik toplantısı görüşlerine kuvvet kazandıran fikirler ileri sürdü. Böylece Hristiyanlık tarihinde öncü bir aziz oldu. Gregorius’un yetiştiği kayalık bölge (Belisırma, Ihlara, Güzelyurt (Gelveri)) Manastır ruhuna uygun, kayalara oyulan kiliseler topluluğu haline geldi.

    Arap akınlarına karşı, Hasandağındaki müdafaa kaleleri karşı koyunca bu kiliseler faal ibadet merkezi durumlarını devam ettirdiler.


    Beyoğlu Atatürk Anadolu Lisesi


    Atatürk Erkek Lisesi, İstanbul’un Beyoğlu semtindeki eski liselerinden biridir.

    1980′lerin başından itibaren kız öğrenci alınmasına rağmen okulun ismi uzun bir sure ayni kaldı. Eskiden hapishane olduğu söylenir, fakat tarihi belli değildir.

    Atatürk Erkek Lisesi, Beyoğlu’nun ilginç okullarından birisidir. Çevresinde azınlık okulları vardır. Taksim Meydanı’na çok yakındır.

    Şimdiki ismi İstanbul Atatürk Anadolu lisesi ‘dir.


    Ulm


    Ulm, Almanya’nın Baden-Württemberg eyaletinde şehir. Tuna Nehri kıyısındaki Ulm Stuttgart’a 90 km, Münih’e 140 km uzaklıktadır. Einstein’ın doğum yeri olan şehrin nufusu 120.000′dir. Ulm II. Dünya Savaşı sırasında düzenlenen hava akınlarında büyük hasar gördü. Savaştan sonra şehirdeki tarihi binalar restore edildi. 1967 yılında kurulan Ulm Üniversitesi şehin gelişmesine önemli bir katkı sağladı.